Otomatik kapılarda emniyet sensörleri, hem insan güvenliği hem de yasal uygunluk açısından hayati öneme sahiptir.
Sensörler, kapı kanatları arasında insan, çocuk, yaşlı veya engelli bireylerin sıkışmasını önler.
Kapı hareket halindeyken bir engel algılandığında kapıyı durdurur veya geri açar.
Özellikle yoğun alanlarda (hastaneler, AVM’ler, oteller) kazaları önler.
Çalışanların yük taşıdığı veya hızlı geçtiği alanlarda çarpma ve ezilme riskini azaltır.
Forklift, araba veya eşya geçişlerinde kapının zarar görmesini önler.
Kapı motoru, raylar ve kanatlar aşırı zorlanmaz.
Sensörler sayesinde kapının ömrü uzar, bakım ve onarım maliyetleri düşer.
Avrupa’da EN 16005, Türkiye’de ilgili TSE standartları otomatik kapılarda emniyet sensörlerini zorunlu kılar.
Sensörsüz veya arızalı kapılar, işletmeler için hukuki sorumluluk doğurur.
Tekerlekli sandalye, bebek arabası gibi geçişleri algılar.
Kapının doğru zamanda açılıp kapanmasını sağlar.
Gereksiz açılıp kapanmaları önleyerek ısı kaybını azaltır.
Özellikle klima kullanılan alanlarda enerji tasarrufu sağlar.
Fotosel (IR) sensörler
Radar / mikrodalga sensörler
Emniyet fotoselleri (kapanma hattı sensörleri)
Basınca duyarlı kenar sensörleri
Sonuç olarak:
Emniyet sensörleri, otomatik kapıların “olmazsa olmaz” bileşenleridir. Sensörsüz bir otomatik kapı hem tehlikeli, hem yasaya aykırı, hem de uzun vadede maliyetlidir.